Uzun zamandır yazmadığım Fil Uçuşu’na tekrar selam vermek için güzel bir gün.
30 Ağustos. Bir ulusun özgürlük için, tam bağımsızlık için, kurtuluş için bütün zorluklara karşı o büyük zafere koştuğu gün. Dün yine Nutuk’tan bazı bölümleri okudum. Hala öğreneceğim çok şey var. Atatürk’ü bir kez daha saygıyla anıyorum.
Bir başka anlamı var bugünün. Rahmetli babam Lütfü Kopan’ın doğum günü. Ailede hep anlatılırdı. Bugün doğduğu için adı Zafer olacakmış aslında. Sonra şöyle böyle derken Zafer adından vazgeçilmiş. Hem aile hem de sülale için 30 Ağustos derin anlamlar taşırdı. Bir de -yine anlatılana göre- Atatürk’ün Diyarbakır’ı ziyaretinde babam, kalabalığın içindeki çocuklardan biriymiş. Bu anlatıya hep inanmışımdır; büyükbabam Ethem Kopan’ın şehirde başkomiser olması anıyı güçlendiriyor. Ama asıl inanma nedenim babamın bu sahneyi anlatırkenki gururuydu. Bazen sadece o gururlu inanış bile yeterdi benim inanmama. Keşke bir de fotoğraf olsaymış o andan…
İlk kurgu dışı kitabımı bitirip yayınevine teslim ettim. Sanırım Ekim ayı içinde yayımlanmış olacak. Sonlarına doğru çok yoruldum çünkü konuyu kapatmak bir türlü mümkün olmadı. Okurluk üstüne bir kitap yazmaya çalışıyorsanız sonu gelmiyor zaten. Hatasıyla sevabıyla çıksın yoluna…
Bu aralar kafamı meşgul eden çok şey var. Yine dişlerimi sıkarak uyumaya başladım. Bu da kendime not olsun…
