Telefonumun ekranına bakıyorum. Eski ve hala kullandığım adıyla Twitter, yeni adıyla X simgesi orada duruyor. Hâlâ orada olması tuhaf… çünkü ben artık orada değilim. Tümüyle kapatmadım hesabı. Hâlâ okuduğum bir kitabı, izlediğim bir filmi, yaptığım bir işi duyurmanın pratik bir yolu olarak duruyor. Ama kendimi o meydanın ortasında hissettiğim günler bitti. Bu kararı verirken şaşkınlıkla fark ettim: 2009 yılında kullanmaya başlamışım. Uzun bir zaman dilimi. Yeni tanıdıklar edinmişim, değerli düşüncelere, yazılara ulaşmışım. Sabahları oraya bir “günaydın” bırakmak bir tür ev…
