Genel

thereader

19 Haz: Yaz Yalanları

Bernhard Schlink, ‘Okuyucu’ adlı romanıyla dünya çapında geniş okur kitlelerine ulaştı. Benim tanışmam da Stephen Daldry‘nin romandan aynı adla uyarladığı filmle oldu. Bir Kate Winslet hayranı olarak ayrı bir ilgiyle izlemiştim filmi. İkinci Dünya savaşı’nın insan ilişkileri yönüne farklı bir açıdan yaklaşıyor, üstelik edebiyatı merkeze alan bir okuma yapıyordu Schlink. Nazi iktidarının yıkımını aile çevresinde yaşamış olan ve süreci içeriden bilen bir kalemde bu farklı okuma daha da ilgi çekici bir hal alıyor elbette. Dünya çapında tanınırlığını ‘Okuyucu’ya bağlıyorum ama…

17 Haz: Babalar Günü… Bitti.

Babalar Günü’ydü; saat on ikiyi geçti gün bitti. Böylesi özelleştirilmiş günleri pek sevmese de insan, uzak duramıyor o duygudan. Bilmem… Belki de durmak istemiyor. O gerçeği reddetme hakkı yok mu her oğulun; yok mu o bir daha yaşanmayacak buluşmanın, yapılamayacak konuşmanın hayalini kurmak hakkı? Gün içinde telefona gidivermez mi eli insanın; kendi haline gülerek? Erkenden uyanıp el öpmeye gitmek istemez mi beden; ruhun inelemesini dinlemeden? Olur bunlar; hepsi olur. “İyi Uykular” isimli öykümü okudum; bir hüzün yaratıp acıma duygularını kaşımak için…

refikb3a5ebccb32d5ab2by

17 Haz: Sözlük.39

T TURUNÇLAR/LAHANALAR: Uzaklardan gelir yoksul İbrahim. Kimilerinin “Aptal İbrahim” demesine neden olacak kadar saftır. Gece körlüğüne, soğuğa, yükünün ağırlığına aldırış etmeden, rahmetli kuzeninin ailesine erzak getirir; bir çuval turunç ve üç koca lahana… Oysa bir anne, dört çocuktan oluşan babasız kalmış evin çevresi göz alabildiğine lahana tarlaları ve turunç bahçeleriyle doludur. Bu hüzünlü ve şaşırtıcı tabloyu annenin sözleri tamamlar: “Çuvalın içinde ne varsa var! O aslında, kendini getirdi!” (Turunçlar ve Kocaman Lahanalar, Refik Algan)

davidandbill

16 Haz: “Pes” dedirten diyalog!

Irina Poignet ile Sel Yayınlarının bir kitabını tanıtmışken, o meşhur konudaki haber takibimizi de yapalım istedim: “Burroughs / Palahniuk Davası”. (İlgilenenler Fil Uçuşu’nun Haber Takibi etiketi altında bu davanın önceki aşamalarında neler olduğunu okuyabilirler.) William Burroughs’un yazdığı, Süha Sertabiboğlu tarafından dilimize çevrilen Yumuşak Makine adlı kitabın ve Chuck Palahniuk‘un yazdığı, Funda Uncu‘nun Türkçeye çevirdiği Ölüm Pornosu adlı kitabın, Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun verdiği rapora dayandırılarak açılan ve sürmekte olan davaları bir süredir “bilirkişi sorunu” yaşıyor. Son duruşmadan aktaracağım…

irina

16 Haz: Kendine Ait Bir Oda

Ellisini çoktan geride bırakmış dul Maguy, torunu Felix’in ender bulunur bir lösemi türüne yakalanmasıyla büyük sarsıntı geçirir. Üstelik Felix’in babası Jean-Philippe, bu süreçte maddi-manevi her tür desteği esirgemektedir. Belçika Radyo Televizyonu’ndaki konuk karşılama hostesliği görevinden emekli olmuş Maguy’ün 1227 Avroluk maaşıyla, ayda fazladan 2000 Avro gerektiren bu ilaç tedavisini karşılaması mümkün değildir. Hızla ve büyük miktarda para kazanmak zorundadır. Bir-iki başarısız iş girişiminden sonra, rastlantı sonucu gördüğü “Hostes Arıyoruz” ilanı Maguy’ün hayatını değiştirecektir. Mekanın sahibi Camille, ilandaki hostes kelimesinin, ‘fahişe’…

hirodoo

15 Haz: Köpek Günleri – Tanja Schröder

Fil Uçuşu’nda, 2000’lerin başlarında sesini duyuran, ancak sonrasında sesi o yıllardaki kadar gür çıkmayan bir isim: Tanja Schröder. 1974 Bremen doğumlu yazar, ortaokulun ardından yardımcı hemşirelik eğitimi almış. Kendi deyişiyle ‘yardımcılık sendromuna’ şifa bulduktan sonra Aaro Yayınevi’nin grafik ve yazar danışmanlığı bölümlerinde çalışmaya başlamış. 2000 yılında aynı yayınevinden bir vampir romanı olan “Hirudo – Karanlık Miras” adlı ilk kitabı çıkmış. Daha sonra da serinin ikinci kitabı olan “Hirudo – Karanlığın Kanı” yayınlanmış. Schröder, vampir romanları furyasında kalıcı olabilmiş isimlerden değil….

peter-falk-colombo

06 Haz: O esnada başka bir yerde…

…Komiser Colombo, çetrefilli bir olayın son aşamasında “Tabii, haklısınız,” dedikten sonra, katilin maskesini düşürecek son hamlesini yapmaya karar verir ve o meşhur sözünü söyler: “Yalnız aklıma takılan son bir şey daha var…” Sadece Komiser Colombo rolüyle anmanın, etkileyici kariyerine haksızlık olacağını düşündüğüm Peter Falk, ünlü televizyon dizisinin bir sahnesinde… Not: Colombo demişken, dizinin Türkiye’de sevilmesinde büyük payı olan bir usta oyuncu/seslendirme sanatçısını da analım: Savaş Başar’a selam olsun.

gary

06 Haz: Onca Yoksulluk Varken

Romain Gary‘nin, Emile Ajar adıyla yazdığı muhteşem romanı Onca Yoksulluk Varken‘i ilk olarak yirmi yaşımda okumuşum. Gary-Ajar olayından en az romanın kendisi kadar etkilenişimi, yazarın her iki isimle yazdığı romanlara büyük bir açlıkla saldırışımı gayet net hatılrıyorum. Kitabın sonundaki Emile Ajar’ın Yaşamı ve Ölümü isimli metni defalarca okumuş, kimi noktaları referans alarak kendime yeni okuma haritaları çıkarmıştım. Sonraki yıllar boyunca, kitapsever biri, okuma önerisi istediğinde aklıma ilk anda gelen kitaplardan biri olmuştur bu kitap. Elbette bu tutukuda, Vivet Kanetti‘nin mahir…