Dün akşam Dominic Miller konserindeydim. Uzun zamandır görüşemediğimiz Oğuz Kaplangı’nın Edinburgh’tan gelişi bu konser buluşmasını daha da anlamlı kıldı. İyi gördüm Ozzy’i. Bence Türkiye’de daha çok iş yapmalı. Hemen bir fotoğraf çekip bizim ekibe de yolladık. Miller’ın gitarına piyanoda Mike Lindup, bas gitarda Nicolas Fiszman bas gitarda ve vurmalılarda Rhanji Krija eşlik etti. Muhteşem bir ekip. Özellikle Bas ve vurmalı meslesi şapka uçurtacak cinstendi. Konserin büyüleyici yanı, sahnede sürekli birbirini dinleyen, birlikte müzik yapmaktan keyif aldıkları her hareketlerinden belli olan…
yapay zeka
İşSanat Resim Heykel Müzesi içinde yer alan Black Box sahnesinde yeni b ir söyleşi dizisine başlıyoruz. Adı: Ars Machina Aslında Yapay Zeka konusunda düşünmeye, notlar almaya yaklaşık iki yıl önce başladım. YZ, sanat ilişkisi hep bu çerçevede düşündüğüm, öğrenmeye çalıştığım bir konu oldu. Daha önce The Art News Paper Türkiye için bu konuda yazılar yazdım. Dergiyle yollarımız ayrılınca da, bu konudaki öğrenme sürecimi sahneye taşıyayım dedim. Konunun uzmanları, üreticileri anlatsın bakalım. Sanat üretiminde yeni bir eşiğin içindeyiz. Fırçanın, notanın, kelimenin…
Mary Shelley, 1818’de daha 20’li yaşlarının başındayken bilimsel kibri, insanın “yaratıcı olma” tutkusunu ve sonuçlarını yazdı. Frankenstein aslında bir canavar romanı değil; bir “sorumluluk romanı”. Victor Frankenstein’ın çocukluk travmanın sonucu ve trajedisi şudur: Yaratır ama sahiplenmez. Öğretir ama anlamaz. Hayat verir ama bağ kurmayı reddeder. (Ah şu baba meselesi) Victor’un derdi bugün hepimizin derdi. Bugün yapay zekâya karşı takındığımız tavrın acı bir aynası var karşımızda. Veri veriyoruz, talimatlar veriyoruz, “öğren” diyoruz, ama bunun ahlaki, sosyal ve kültürel sonuçlarıyla bağ kurmakta…
