İşSanat Resim Heykel Müzesi içinde yer alan Black Box sahnesinde yeni b ir söyleşi dizisine başlıyoruz. Adı: Ars Machina
Aslında Yapay Zeka konusunda düşünmeye, notlar almaya yaklaşık iki yıl önce başladım. YZ, sanat ilişkisi hep bu çerçevede düşündüğüm, öğrenmeye çalıştığım bir konu oldu. Daha önce The Art News Paper Türkiye için bu konuda yazılar yazdım. Dergiyle yollarımız ayrılınca da, bu konudaki öğrenme sürecimi sahneye taşıyayım dedim. Konunun uzmanları, üreticileri anlatsın bakalım.
Sanat üretiminde yeni bir eşiğin içindeyiz. Fırçanın, notanın, kelimenin yanına artık bir de algoritma eklendi. Yapay zekâ, yalnızca bir araç değil; öneren, çoğaltan, bazen de itiraz eden bir zihne dönüştü. Kimi zaman onu bir tehdit, kimi zaman bir kurtarıcı olarak konuşuyoruz. Ama belki de asıl mesele şu: Yapay zekâyı düşman ilan etmeden, ama masum da saymadan, sanatla kurduğu ilişkiyi dürüstçe tartışabilmek.

Ars Machina tam olarak bunu amaçlayacak. Plastik sanatlardan müziğe, edebiyattan sahne sanatlarına uzanan bu buluşmalarda, “yapay zekâ sanat yapıyor mu?” sorusundan çok, “sanatı, yaratıcılığı ve sanatçıyı nasıl dönüştürüyor?” sorusunun peşine düşeceğiz. Üretim, yaratıcılık, etik, telif ve insan dokunuşu…
Ocak ayı konuğu çok sevdiğim Ecem Dilan Köse olacak. Yolculuk 20 Ocak’ta başlıyor.
