Genel

hobbit

16 Ara: Hobbit: Beklenmedik yolculuğun düşündürdükleri…

Uzun süredir bekleniyordu “Hobbit: Beklenmedik Yolculuk”. Sonunda gösterime girdi. Yıllar yıllar önce, kitabı okurken zihnimde uçuşan düşünceler, filmi izlerken yeniden kanat çırptı. Hemen söyleyeyim; yazıyı filmi izledikten sonra okumakta fayda var. Bir sürprizi açık ettiğinde değil, ama olur ya, söylememesi gereken bir şeyi söyler gibi yapması bile hoş olmaz. Meraklısı öfkelenir böyle haddini bilmezliklere. * Masal anlatırken çizgiler daha kalın çizilmeli diye mi düşünmüştü Tolkien; bilinmez. Yine de köklerini batının arketiplerinden alan masalında, iyi-kötü hattının tek boyutuna hapsolmamak için, bildungsroman…

george_harrison_ravi_shankar1

12 Ara: O esnada başka bir yerde…

…George Harrison “dünya müziğinin büyükbabası” dediği akıl hocası ve müzikte açacağı kapıların anahtarını kendisine veren dostu Ravi Shankar ile oturmaktadır. Ravi Shankar 7 Nisan 1920 – 12 Aralık 2012   Varanasi’den Los Angeles’a… Woodstock’tan Monterey’e… Hendrix’ten Coltrane’e… The Beatles’tan The Rolling Stones’a… Menuhin’den Anoushka’ya… Satyajit Ray’den Richard Attenborough’a… Ravi Shankar, yirminci yüzyıla yayılan ve oradan yirmi birinci yüzyıla taşan bir müzik yolculuğunun en öenmli figürlerinden biriydi. Emperyal bir kültür yayılmacılığının karşısında kişisel bir duruş. Dünyayı dar ve tek yönlü bir…

cash1c

09 Ara: “Merhaba, ben Johnny Cash!”

Etkisi nesiller boyu süren müzisyenlerden Johnny Cash‘in kişisel hikayesinin dinamikleri sonucunda kendisini iyice dine verdiği bir dönemi var. Aynı noktada, böylesi bir dine dönüşün, keskin bir Hıristiyanlığın izlerini Bob Dylan, Leonard Cohen, Joan Baez’de de görürüz. Şarkı sözlerinde iyice içe kapandıkları, coğrafyadan ve sınıf sorunlarından, ruhsal dünyaya ve ölümle yaşam arasındaki sınıra yoğunlaştıkları dönemler. Cash için bu dönemin köklerine gidildiğinde, 1944 yılında kardeşi Jack’in odun keserken testereye kapılıp hayatını kaybetmesi olayıyla karşılaşıyoruz. Üstelik sonraki yıllarda Johnny, kardeşinin onun yapması gereken…

zBK375943YP878_250

07 Ara: Platonov’dan Mutlu Moskova

Kısa, roman dünyasının dolambaçlı yollarına sapmadan tadında-dozunda anlatmayı seven bir roman Mutlu Moskova. Andrey Platonov‘la biz okurları tanıştırdığı için Metis Yayınları‘na ve kitapların çevirmeni Günay Çetao Kızılırmak‘a teşekkür etmek gerekiyor. (Çevirmenin daha önce Platonov’dan yaptığı Çevengur çevirisiyle Dünya Kitap Yılın Çeviri Kitabı ödülünü aldığını hatırlatayım.) Bu romanında Stalin dönemine çeviriyor bakışlarını Platonov. Propagandalarla gerçekleri, idealize edilenle yaşananı karşılaştırırken didaktik olma tehlikesine düşmüyor. Çünkü kaleminin ucunda birey var; toplumsal olana ulaşma yolunda bireyin sahiciliğinden faydalanıyor. Bunu yaparen çok net bir şekilde…

1978

07 Ara: Tepenin Ardı, salonların ardında mı kalacak?

Emin Alper imzalı Tepenin Ardı, 2012’yi olağanüstü bir ödül listesi ile kapadı. Yurt içinde, yurt dışının doğusunda ve batısında önemli ve çok sayıda ödül kazandı. Hadi ödülleri bir kenara koyalım. Diyelim ki bu işin ticaretiyle ilgilenenler “Bize ne kendi dünyasına kapalı festivallerden gelen ödüllerden,” diyor. Bu durumda el yükseltirim ben de ve derim ki “Tepenin Ardı çok iyi bir film, Türk sinemasında eşine az rastlanan bir alegorik anlatımla, bugüne ve bu coğrafyaya bambaşka bir pencereden bakmamızı sağlayan harika bir film!”…

490-417

04 Ara: “Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir”

Son yıllarda karşımıza en çok çıkan kavramlardan biri: Kentsel Dönüşüm. Kimileri yaldızlı bir çerçeve içinde sunuyor bu kelimeyi, kimileri de o çerçevenin yaldızlarını kazıyınca altında nasıl derme çatma bir yapı olduğunu anlatabilmek için çırpınıp duruyor. Kapitalizm makinesinin çarkları durmadan dönüyor bu arada. Kentsel dönüşüm-kenti bölüşüm olarak evimizin kapısına kadar dayanmış durumda. Kimileri de, o canavar evinden içeri girene kadar gözünü yummaya devam edecek. Göçe mecbur bırakılan insanlar, alt yapı hizmetinden mahrum bırakılmış mahalleler, kültürel birlikteliği yok edilmeye çalışılanlar, Dünya Bankası’nın…

solsoledo_onkapak

29 Kas: Hayat Yolculuğundaki Bazı Kitaplar

Aynı dönemde “Pal Sokağı Çocukları”nı birden fazla kez anmam tuhaf. Öyle oluyor bazen, çocukluk çağırıyor. Gerçi aynı durum “Günlerin Köpüğü” için de geçerli; demek ki gençlik de çağırıyor. Çağırıyorlar çağırmasına da bu yaşımdan bir yere gideceğim yok. Ne düne ne yarına. O an nefes alıp veriyorum, hepsi bu. Gazeteci arkadaşım Elif Tanrıyar sormuştu bir süre önce, “Hayat yolculuğunda yanında olan kitaplardan birkaçını söylesene”, demişti. İki satırlık bilgiler eşliğinde bir liste yolladım, bazı kitaplarda kesişme yaşadığımızı söyledi. “Hangi kitaplar?” demedim. Sizin…

29 Kas: Yaşamdan Bir Gün

John Birch Derneği diye bir derneğin varlığını, günümüzün muhafazakar Amerikalıları bile pek hatırlamaz sanırım. Bir kuşak öncesinde derneğe üye olan ebeveynlerden kalma plaketler, ödül flamaları falan da çoktan çöpe atılmıştır. Oysa bu aşırı muhafazakar derneğin üyeleri 1967 yılında nasıl da hareketliymiş… Haziran 1967’de yayımlanan ve tüm zamanların en özel albümlerinden biri olduğu herkesçe kabul gören “Sergeant Pepper’s Lonely Hearts Club Band” piyasaya çıktıktan sonra ateşli faaliyetlerine başlayan dernek, bu albümde beyin yıkama tekniklerine dair derinlikli bir bilginin olduğunu ve bunun…

kemal_sunal

27 Kas: O esnada başka bir yerde…

…seksenin üstünde filmde bir bütün coğrafyayı güldürmeyi başarmış Kemal Sunal, bir fotoğraf karesinde dünyaya gülmektedir. Kemal Sunal (11 Kasım 1944 – 3 Temmuz 2000)   Filmlerine “Şaban’lı filmler” denildi yıllarca… Herkes izledi o filmleri, öyle ki, kimi sahnelerindeki replikler ezberlendi. Hababam Sınıfı’ndan Tosun Paşa’ya, Zübük’ten Düttürü Dünya’ya yazlık sinemalardan televizyon ekranlarına uzanan bir kahkaha fırtınası ile geçti bu dünyadan. Ölümü de, bir film çekimine giderken oldu. Erken ayrıldı aramızdan.   Vikipedi’den bir alıntı: 12 Eylül öncesi dönemde yarım bıraktığı üniversiteyi…