Edebiyat

Unknown-1-1

03 Oca: Schnitzler: Çağının ötesinde bir yazar

Adını sıklıkla duyduğum Arthur Schnitzler’i ilk kez Ölmek (Sterben) ile okumuş oldum. Yüz sayfayı bulmayan oylumuyla, rahatlıkla okunan bir novella. Ilık bir Mayıs gününde, huzurlu bir parkta, kitabını okuyarak Felix’i bekleyen Marie’nin görüntüsüyle açılan kitap, sonrasında bitmek bilmeyen bir huzursuzluğun resmini çiziyor. Tedirgin ve örtük konuşmalar kısa sürede, Marie’yi (ve biz okurları) acı gerçekle yüzleştiriyor. Felix’in ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğreniyoruz. Böylece Marie’nin (ve yine biz okurların) sayfalar boyunca taşımak zorunda kalacağı bir yükü omuzlamış oluyoruz. Üstelik yük giderek daha…

130806_kitap640.hlarge

17 Ara: Apollinaire Davasında Erteleme

17 Aralık 2013, Türkiye Yayıncılığı açısından önemli bir gün.  Sel Yayıncılık yayın yönetmeni İrfan Sancı ve çevirmen İsmail Yerguz’un, Guillaume Apollinaire’in 1911 tarihli romanı Genç Bir Don Juan’ın Maceraları’nı çevirmek ve yayınlamaktan, “müstehcenlik” maddesine dayanılarak hapis istemiyle yargılandıkları davayı izlemek için İstanbul’a gelenler arasında Uluslararası Yayıncılar Birliği Yayınlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı ve PEN İsveç Merkezi Uluslararası Sekreteri Ola Wallin de vardı.  Açıkçası davayı izleyenler beraat bekliyordu. Ama erteleme geldi. 2. Asliye Ceza Mahkemesi ise Yargıtay’ın iddiasını uygun bulmayarak,  çocuk istismarı…

1Video_562

15 Ara: Alberto Manguel “Borges’in Evinde”

Kitabın adından başlayalım. Özgün adı “With Borges” olan kitabın Türkçe adı “Borges’in Evinde”. İyi yazar, iyi çevirmen Cem Akaş‘ın tercihi olsa gerek. Kitabın sayfalarında ilerlemeye başladıkça bu tercihin ne kadar yerinde olduğunu, kitabın ruhuna ne kadar yakıştığını düşünüyor insan. Çünkü Alberto Manguel‘in anlatısı ve Arjantinli fotoğraf ustası Sara Facio‘nun Borges’in evinde çektiği özel fotoğraflar bizi tam da bu dünyaya davet ediyor.   Bu kısa anlatısında bizi Borges’le geçirdiği günlere götürüyor Alberto Manguel. 1948’de Arjantin’de doğan Manguel, okulu bitirdikten sonra Buenos…

orhanveli2

01 Ara: O esnada başka bir yerde…

…Melih Cevdet, yakın dostları Sait Faik ve Orhan Veli ile, bir biranın başında, bir umudun eşiğinde, beyazlar içinde… Melih Cevdet Anday  (13 Mart 1915 – 28 Kasım 2002) Kuşlar yağmur yağdırır da Yağmur güneşe vururdu ya Ben sana gelirdim (Sevincin Yarısı şiirinden) 

Unknown-1

01 Ara: Dashiel Hammett’ın Karanlık Sokakları

Dashiel Hammett adı ile tanışmam “Malta Şahini” filmiyle olmuştu. Arkası geldi. ‘Kara Polisiye’lere olan merakım, düşkünlüğüm yıllar içinde, hem Hammett’ın hem de türün diğer önemli isimlerinin bulabildiğim kitaplarına sarılmamla iyice arttı.  Açıkçası kimi zaman çözümleri pek sevmem, kimi zaman sahneleri fazla “kurulmuş” bulurum, kimi karakterler tam anlamıyla “yapıştırma” gelir, falan filan… Ama türün öyle örnekleri vardır ki, sadece bir polisiye değil, toplumsal bir harita, bir dönem yorumu ve hatta giderek karanlık sokaklara bakmaktan çekinmeyen bir sivil tarih okuduğunuzu anlarsınız. Hammett’ın…

unnamed

25 Kas: Nabokov’un Solgun Ateş’i

İşte Fil Uçuşu’nda kişisel bir not. Kendi tarihime kayıt düşüyorum izninizle. İngilizce’sine cesaret edemediğim/edemeyeceğim için yıllardır Türkçeye çevrilmesini beklediğim Solgun Ateş, üç gündür başucumda. Yavaş yavaş, sindire sindire okumaya/anlamaya çalışıyorum. Kimi zaman tekliyorum, kimi zaman düşecek gibi oluyorum ama çoğunlukla yerden bir karış yukarıdayım. Severim Nabokov‘u. Çok severim. Her yazdığı, bir derstir benim için. Ama bu başkaymış, çok başkaymış. Daha ilk sayfalardan başlayarak nasıl bir heyecan sardı beni, anlatamam. Okuduğum Nabokov’ları yeniden okuma isteğinin doğması da ayrı bir heyecan. Sürdüğü…

25 Kas: Melahet Adilova; Azerbaycan’dan bir okur

“Aile Çay Bahçesi” ile ilgili yazı ve söyleşileri, Fil Uçuşu’nda paylaşıyorum arada. Hem derli toplu dursunlar hem de kişisel bir arşiv oluşsun diye. Bu kez Azerice bir metin geliyor. Yazan Melahet Adilova. Kitabı bitirdikten sonra, notlarını Facebook sayfasında paylaşmış. Beni de bir mail aracılığıyla bu yazıdan haberdar etti. Şöyle diyor Adilova: “Size Aile Çay Bahçesi için teşekkür etmek istedim. Yaşayan yazarlara teşekkür etmek gibi bi lüksü var okurların. Notum Azerice belki anlamakta zorluk çekersiniz ama ne kadar beğendiğimi, değil Azerice,…

22 Kas: Hikmet Hükümenoğlu’nun ‘Okuma Notları’

Hikmet Hükümenoğlu ile “47 Numaralı Kamara”kitabı ile tanımıştım. Ama bir blogger olduğunu çok yakın zamanda öğrendim. Hükümenoğlu, blogundaki ‘Okuma Notları’nda “Aile Çay Bahçesi”nden söz etti. Notlarından birini paylaşayım. Diyor ki Hikmet Hükümenoğlu: “Aile Çay Bahçesi’nin boğucu atmosferi, rahatsız edici konusu ve kendini sevdirmeyen kahramanlarıyla çok satanlar raflarında yer alması, hem Yekta Kopan’ın başarısı, hem de edebiyat piyasamız için bir umut ışığı. Kitap kulüplerinde okunup üzerinde konuşulacak ideal romanlardan biri olduğunu da not edeyim.” Notların gerisini ve yazının tamamını okumak isteyenleri…

22 Kas: Yusuf Çopur’un sorularıyla “Aile Çay Bahçesi”

Yusuf Çopur, değerli bir eğitimci ve yazar. Taraf Kitap için “Aile Çay Bahçesi” ile ilgili bir söyleşi yapmak istediğini söylediğinde çok sevindim. Bir süredir Belçika’da yaşıyor Yusuf Çopur. Dolayısıyla bu söyleşiyi internet üstünden yaptık. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle… Öykü geleneğinden gelen biri olarak ikinci romanınızla çıktınız okur karşısına. Öyküden romana nasıl bir yolculuğun ürünü Aile Çay Bahçesi? Kurmaca metinlere bir bütün olarak bakmayı seviyorum. Okurken de yazarken de ve yazmak üstüne düşünürken de kendimi türlerin arasına sıkıştırmayı, metinle ilişkiyi…

21 Kas: Cumhuriyet Kitap Eki’nde “Aile Çay Bahçesi”

21 Kasım 2013 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki için Gamze Akdemir’in yaptığı söyleşi… Müzeyyen ne zaman yeni bir hedef belirlese hayatında, karışıyor zaman. O hedefe ulaşıncaya kadar karmakarışıyor dünyası. Hayat kovalıyor özellikle baba-kızın ense takibinden, kaçar gibi yaşıyorlar onlar da… Saatteki o “saniye kolu” ise durmadan koşuyor, o koştukça Müzeyyen nefes nefese! Ve evvel zaman içinde Çınaraltı Aile Çay Bahçe’nde evlenmiş, saatçi Nejat Bey ile elleri çamaşır suyu kokulu evhanımı Meral Hanım’ın o cici kızı, uslu kızı, aferinlik Müzeyyen asıyor…