Genel

emek

12 Nis: Emek Sineması için biletleri yırtıyoruz!

15 Nisan Pazar günü, saat 16.30’da Taksim’de başlıyor yürüyüş. Emek Bizim platformunun düzenlediği yürüyüşte, ikinci yılda beşinci kez Emek Sineması için, emek için, Emek’e kadar yürüyeceğiz. Hep birlikte… Bu adımların sadece bir sinema salonu için değil, bir şehrin hafızası için, kültürün sürekliliği için atıldığını bilen herkesle birlikte. Sonra da iki yıldır vizyonda olan, o bir hayli çirkin filmin şu gördüğünüz biletlerini yırtacağız. Yürüyüşle ilgili duyuru, poster ve bilet görsellerine Emek Bizim platformunun facebook sayfasından ulaşabilirsiniz: http://www.facebook.com/emekbizim 15 Nisan Pazar saat…

12 Nis: Sözlük.36

D DUBAİ: Bir deneme metni gibi başlar Orhan Duru’nun kısa anlatısı. Şehri talan edenlerden savaş tellalılığıyla cebini dolduran kapitalizme, gökdelenlerden tüketim çılgınlığına çok konuda söyleyecekleri vardır ustanın. Bir “günümüz okuması” yapar kuşbakışı uçuşla. Dubai’den başladığı uçuşunda Guantanamo’ya kadar kanat çırpar. Dümbelek havalarıyla başladığı yolculuğunu Yoko Ono’nun sesiyle noktalar. Öykü açısından ilginç olan, deneme havasındaki gidişatın sınırı muğlak bir bölgede gökdelen-birey çatışmasına dönüşen bir tonda noktalanmasıdır. Çatışmanın sonunda gökdelenin güvenlik görevlisi, anlatıcıya -Orhan Duru’ya- acıyarak şunu söyler: “Alışveriş kültürünü geliştirmek için…

Enrico_Pieranunzi_Dream_Dance

11 Nis: Cazseverlere Öneriler

Geçenlerde Amerika’dan “güzel sesler” paylaşmıştım. Bu kez caz okyanusunda az bilinen isimlere çevireyim rotayı dedim. İlgilenenlere… * Enrico Pieranunzi / Marc Johnson / Joey Baron – Dream Dance Pieranunzi İtalyan cazının en önemli isimlerinden, klasikle cazın kesişim kümesinde müzik yapan bir cazcı. Özellikle piyano severler için atlanmaması gereken bir isim. ’70’lerin ikinci yarısından itibaren yoğun bir şekilde üretiyor, konserler veriyor. Chet Baker’dan Charlie Haden’a unutulmaz isimlerle ortak çalışmaları var. Dream Dance albümünü benim için özel kılan ise üstadın sıklıkla birlikte…

06 Nis: Michael Kiwanuka: Home Again

Bill Withers, Ottis Redding, Randy Newman, Van Morrison ve illa ki The Temptations ile dirsek temasında görürlermiş Michael Kiwanuka’nın müziğini. Elbette bu görüşlerin nedeni, bu isimlerden seçtiği ve seslendirdiği parçalar. Madem temas etmesi için isimler aranacak ben de J.J.Cale, Bob Marley ve illa ki Ben Harper isimlerini ekleyeyim. İngiltere’den bir isim Kiwanuka. Henüz 24 yaşında; 1988 doğumlu. İdi Amin rejiminden kaçmış Ugandalı bir ailenin çocuğu olarak Kuzey Londra’da büyümüş. BBC’s Sound of 2012’yi kazanmasının yanı sıra, Adele ile turneye çıkmak…

L_MALET

06 Nis: Tolbiak Köprüsünde Hava Puslu

Léo Malet ile 1996 ya da 1997’de Metis Yayınlarının Polisiye Dizisi sayesinde tanışmıştım. Yeri gelmişken söyleyeyim, kapaklarıyla, seçilen kitaplarıyla ve çevirileriyle Metis’in o serisi harika bir seriydi. Malet’nin Kara Üçleme’sinin ilk cildi olan Hayat Berbat’ı nasıl bir solukta okuduğumu gayet iyi hatırlıyorum. Lafı evirip çevirmeden, deyim yerindeyse kafa-göz girişiyordu okura Malet. Sokağın dilinden ve zihninden yazılmış bu anti-kahraman romanında özellikle diyaloglara bayılmıştım. Kötülüğü ve umutsuzluğu sorgulayan yazar Güneş Bize Haram’da da aynı eksende ilerletir hikayesini. On altı yaşındaki Andre Arnal’ın…

Gillian20Welch20Harrow

03 Nis: Amerika’nın Güzel Sesi

Americana’dan Bluegrass’e, Blues’dan Appalachian’a, Southern Rock’tan Country’e… Amerika’nın güzel seslerinden üç albüm! Gillian Welch – The Harrow & The Harvest Coen Biraderlerin “O Brother, Where Art Thou?” filminin Grammy’li müzik albümünde tanıdım ilk kez Gillian Welch’i. Yıllardır yol arkadaşı David Rawlings‘le yaptıkları işlerde hep biraz Johnny Cash-June Carter efsanesinin günümüzdeki karşılığı hissi geçti bana; elbette rolleri değiştirmiş olarak. Alison Krauss, The Decemberists, Ani DiFranco gibi müthiş isimlerle çalışmaları, konseler falan derken son albümünden bu yana sekiz yıl geçmiş. The Harrow & The Harvest,…

emek-sinemasi-07dad3e0_420x280

01 Nis: Bir şehrin hafızası…

“İyi de bize ne o hafızadan?” diyorsunuz… Doğru ya, bir şehri öldürmek isteyenlere hafızasından söz etmek boşa oluyor. Kültür-sanat mekanlarını kişiliklerinden koparmak, yaşanmışlığı yok etmek, tektipleştirmek isteyen bir bakışa nasıl anlatılır ki kültürün sürekliliği. Rantın ağız suyu akıtan vandallığında bir kulaç daha atmak istiyorsunuz tüketim çılgınlığı denizinde. Günün birinde o denizde boğulacağınızı söylesek ne fayda? Tam da İstanbul Film Festivali’nin başladığı günde sahnelenen basın toplantısı gösterisine seyirci bulamadınız. Ama yeri gelmişken bir kere daha tekrar etmeli: Yıktırmıyoruz.

18999629647773877_AUOaGp8g_c

01 Nis: O esnada başka bir yerde…

…Federico Fellini, “dışarıdan – içeriye” bakmaktadır! Federico Fellini (20 Ocak 1920, Rimini – 31 Ekim 1993, Roma) Fellini, 1965 tarihli Ruhların Giulietta’sı (Giulietta Degli Spiriti) filminin setinde. Sadece filmleriyle değil hayatıyla da çok şey öğretmiştir bana. Bütün filmlerine şapka çıkartmakla beraber, tümüyle kişisel nedenlerden, her daim Amarcord diyorum büyük ustaya…

1909445-jeff_lemire_large

28 Mar: Essex County Üçlemesi: Kuzeyde bir kasaba yalnızlığı

Bir yetim, eski bir buz hokeyi oyuncusu ve bir kasaba hemşiresi. Bütün bu karakterlerin hatalarına, düşüncelerine değen diğer karakterlerle, Kanada’da bir kasabada yaşanan hikayeler. Kuzeyin ruhundan yola çıkıp giderek büyük resme, insanlığa ve onun bitmek bilmez yalnızlığına, terk edilmişliğine yürüyen güçlü bir metin. Kesişen hikayelerin teyel yerlerini gösterecek kadar içten, samimi bir anlatım. Çoğu zaman sessiz ya da fısıldayan, sinemasal anlatımı güçlü kareler. Jeff Lemire, 1976 doğumlu Kanadalı bir grafik sanatçısı, karikatürist, yazar. Doğum yeri olan Essex County’den bir rüzgarla…

600full-joyce-carol-oates

28 Mar: Joyce Carol Oates ve Anne Carson

Joyce Carol Oates, Türkiye’de gayet iyi tanınan, çok sayıda kitabı dilimize kazandırılmış bir yazar. Ben de daha önce Güzel Bir Kız ile Fil Uçuşu’na konuk etmiştim bu sevdiğim kalemi. Oates, üretkenliğiyle bilinen -hatta bence kimi zaman bu nedenle hızına yenik düşen- bir yazar. Ama Çağdaş Amerikan Edebiyatı örneklenecekse ve akıcı bir kitapla buluşmak isteniyorsa atlanmaması gereken bir isim. Hele bir de iyi bir çeviriden okunduğunda inanılmaz keyif veriyor. Joyce Carol Oates’un Türkçede yeni yayımlanan –Kırmızı Kedi tarafından- kitabı hakkında daha…