Genel

28 Ara: Gustavus

Gustavus, Dargay-Nepp-Jankovics üçlüsünün yarattığı Ildiko Sz. Szilagyi ve Marcell Jankovics’in yönettiği ve 1950’lerde kurulmuş bir stüdyo olan Pannonia‘nın Macar Televizyonu için ürettiği bir çizgi film. Dünya onunla ilk olarak 1964 yılında tanışmış. Arada bir eski teknikleri ve üç boyut çılgınlığının öncesindeki “fikirleri” hatırlamak lazım diyerek, Gustavus’u Fil Uçuşu‘na konuk etmek istedim.

20419_b

28 Ara: Sözlük.33

Sözlük, daha önceki maddesinde Orhan Duru’nun Ernesto öyküsünü ele almıştı. Aşağıdaki madde, bu öyküye bir cevap olması açısından ve 1950 kuşağı öykücülerin ruhunu anlatması bakımından ilginç ve edebiyatımızın önemli bir deneyi-deneyimi. (bkz: Sözlük.32) ERNESTO: Orhan Duru’nun “Ernesto” isimli öyküsünün yayımlanmasından üç ay sonra, 5 Eylül 1970’de, yine Cumhuriyet gazetesinde Erdal Öz’ün bir öyküsü yayımlanır; cümle tamamlaması, saygı duruşu, süreklilik, edebiyatın paylaşım alanında çoğalma/çoğaltma… Önce Ernesto Che Guevera’nın işbirlikçi Bolivya ordusu askerleri tarafından ayaklarından yaralanarak yakalanışını, savunmasız bedeninin makineli tüfekle taranmasını, cesedinin…

Emma-Peel-positive-thinking-22579604-500-353

27 Ara: Emma Peel: “Hafıza”

Emma Peel: Bu düzenek bana pek inandırıcı gelmese de, diyelim başarılı oldunuz. Diyelim, hafızamı boşalttınız… Her gece, her uykuda yeni rüyalar üretebileceğimin farkında değil misiniz? Karşıdaki Adam: (kötü kötü güler) Ha! Ha! Ha! Beni hala tanımamışsınız. Bu müthiş cihazın rüyalarınızı da emeceğini anlamamış olmanıza şaştım doğrusu. Emma Peel: (sadece tebessüm eder) …diyelim ki bunu da başardınız. Peki, her gece, her uykuda rüyanızda beni görmekten nasıl kurtulacaksınız? Bir rüyayım ben ve bu tümüyle gerçek bir cümle.

9789944795210

26 Ara: Cenaze Evi Şenlik Evi: Bir Aile Trajikomedisi

James Joyce’un 1916 tarihli eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nin (A Portrait of the Artist as a Young Man) son cümlesi Murat Belge çevirisiyle şöyle: Koca ata, koca düzenci, şimdi ve her zaman yardımcı ol bana. Orijinali “Old father, old artificer, stand me now and ever in good stead” olan cümlenin girişi, Alison Bechdel’in mükemmel çizgi romanı (grafik roman demek daha doğru olacak elbette) Cenaze Evi, Şenlik Evi’nde Barış Gümüşbaş tarafından “Ey koca baba, ey koca sanatkâr,” olarak çevrilmiş….

174926__avenger

26 Ara: Emma Peel: “Sol elim…”

Karşıdaki adam: Beni o elindeki oyuncakla vurabileceğini mi sanıyorsun? Emma Peel: Bu bir oyuncak değil, bir laser tabancası. Üstelik görünen değil, görünmeyendir vurucu olan. Sol elimde ne olduğunu göstereyim mi?

24 Ara: Sakin ve cesur: Youn Sun Nah

“Same Girl” Youn Sun Nah‘ın yedinci stüdyo albümü. Son yıllarda tanımadığım sanatçılarının albümlerini bile gözü kapalı aldığım ACT’den 2010 yılında çıktı. (Bu albümü bana hediye eden ve daha önce de ECM ailesinden Mathias Eick’le tanışmamı sağlayan “müthiş” caz tutkunu Serhan Lokman’a teşekkür ederim.) Youn Sun Nah, bu albümde de öncekilerdeki çizgide ilerliyor; dinleyicisini “yakalayan” ve “rahat dinlenen” bir yapının içine davet ediyor ama her an “tekinsiz” seslerle karşılaşabileceğimizi de hissettiriyor. Kimi zaman pop şarkılarının, kimi zaman caz standartlarının kıyılarında dolaşan,…

metrokedisi

23 Ara: İstanbul’un Kedileri

Nota nota gezer sokakları, İstanbul’un kedileri. Cihangir’dekiler caz tutkunudur, bir saksafon sesi duyduğunda kuyruğunu havaya dikmeyenini zor görürsünüz. Ne zaman bir caz standardının notaları yayılsa evlerin yüksek tavanlarına, Cihangir’in kedi ahalisi mırıldanmaya başlar. Akmar Pasajı çevresinde şöyle cayır cayır bir gitar sesi duyduğunda gözlerini kısarak uzakları izlemeyen kediye, kedi demezler bu alemde. Bütün rock albümlerini çıkış yıllarıyla, kadrolarıyla ezbere bilir onlar. Hangi gitarist hangi pedal setini kullanır, hangi basçı penayla çalar hangisi nasır tutmuş parmakla abanır tellere, bir davulcu bir…

IMG_6509

23 Ara: 100+ retweet alacak cümleler…

Kediler Güzel Uyanır hakkında Aycan Aşkım Saroğlu‘nun yazdığı ve Sabit Fikir‘de yayımlanan yazının başlığını ilk gördüğüm anda gözlerimi şöyle bir kısıp anlamaya çalıştığımı itiraf etmeliyim. Akılda kalıcı bazı imgeler; evet tamam. Ya da akılda kalan sözler; ona da tamam. Ama bana fazlaca “şekerli” gelen bu “günümüz gerçekliği” konusunda çekincemi bir kenara bırakarak başladım okumaya. Yazının muradının üstüne ışık düşmeye başladıkça, başlığın en az benim kadar muzip olduğuna karar verdim. Yazıyı Fil Uçuşu okurlarıyla paylaşıyorum ama hem bu yazının orijinal tasarımını,…

22 Ara: Algıladığım dünyanın merkezinden sesleniyorum…

“Kediler Güzel Uyanır” için BirGün gazetesinde yapılan ve Yağmur Yağmur imzasıyla yayımlanan söyleşi… “Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.” Kediler Güzel Uyanır… Öyküler çok kısa ve yalın öyküler… Biçimsel anlamda öz, yalın ama yoğunluklu bir yapıt okuyoruz. Kitabın çıkış noktasından bahsedebilir misiniz? Aslında Kediler Güzel Uyanır’daki öykülerin, daha önce Karakedi’nin…