Genel

09 Kas: ‘Kahkaha diye bellediğim hüznün ta kendisiymiş meğer’

Burcu Aktaş‘ın 4 Kasım tarihli Radikal Kitap Eki için yaptığı söyleşi. Söyleşinin fotoğrafını Muhsin Akgün çekti… ‘Kediler Güzel Uyanır’da, detaylarla haşır neşir karakterler ile senin buluşların birleşiyor. Bu öykülerinde detayın daha ağırlıklı olduğunu söyleyebilir miyiz? Elbette. Aslında başka bir noktadan yola çıkarak cevaplamak isterim sorunu. Resim sanatında çerçeve meselesi her zaman ilgimi çekmiştir. Ressamın boyama alanı çerçevenin içiyle sınırlıdır. Ama öyle resimler vardır ki, kompozisyonuyla, renkleriyle, detaylarıyla biz bakanlara hikâyesinin çerçevenin dışına taşan kısmını düşündürür. Örneğin, Van Gogh’un “Arles’teki Yatak…

09 Kas: Burcu Aktaş’ın kaleminden ‘Kediler Güzel Uyanır’

‘Kediler Güzel Uyanır’ın raflara çıktığı gün Radikal Kitap editörü Burcu Aktaş, kitap ekinin 4 Kasım tarihli nüshasında hem benimle yaptığı bir söyleşiyi yayımladı hem de kitap hakkındaki düşüncelerini yazdı. İşte Burcu Aktaş‘ın cümleleriyle ‘Kediler Güzel Uyanır’. Rüyalar sayesinde ayakta duruyoruz Yekta Kopan, ‘Kediler Güzel Uyanır’da sıkıntıyı, alışkanlığı, günlük hayattan bazı anları anlatıyor. Bunları anlatırken de insan ruhunun karanlıklarından besleniyor. Rüyalar, korkular, endişeler ve takıntılar yardımcısı oluveriyor. Kitap, edebiyatın cenneti yalınlığın kıyısında değil, ortasında geziniyor. İlk cümleler, zihne kelimelerle çakılan çivilerdir….

deli-kadin-hikayeleri

07 Kas: Mine Söğüt’ten bir edebiyat battaniyesi

Kaybetmeyi, kazanmanın bir karşılığı olarak ortaya koymuyor Mine Söğüt. Kazananlar dünyasının öteki ucunda değil kaybedenlerin dünyası onun metinlerinde. Kaybetmenin gücünü, düzenin egemen diline karşı konumlandırıyor; karakterler, nesneler, simgeler dünyasında. Sorguluyor Mine Söğüt. O egemen dilin bütün kalıplarını kıran ters yüz eden bir dille. Edebiyatının ana hattını kendine özgü bir dil üstünden çiziyor. Sevim Burak’tan Sevgi Soysal’a, Tomris Uyar’dan Selçuk Baran’a çizilebilecek bir çizgi getiriyor okurunun aklına. Sadece bu usta kadın yazarlarla sınırlı bir edebi fotoğraflar albümü değil onun satırlarıyla zihnimize…

tehdit

05 Kas: Korku nasıl bir şey sevgilim?

Aslı Biçen, Tehdit Mektupları’nda heybesi yüklü bir vicdan muhasebesine girişiyor. Askeri darbe sonrasında mahkeme tutanakları, gönderilmiş ve gönderilmemiş mektuplar, tehdit içeren pusulalar, günlük sayfaları üstünden hem dönemin toplumsal bir haritasını çizmeye hem de okuru bu haritanın içinde çarpıyla işaretlenmiş yerlere götürerek gizemi çözdürmeye çalışıyor. Yazarın amacı romanın daha başlarında açığa çıkardığı sırrın ardındaki ruh haline ışık düşürmek. Çünkü bu ışıkla birlikte o çok klişeleşmiş “kardeşi kardeşe kırdıran anarşi dönemi” söyleminin bir otopsisini yapabileceğimiz biliyor. Romanın bence en maharetli, dünya ve…

kedilerr

31 Eki: Kediler Güzel Uyanır

Bir süredir Fil Uçuşu’na yazamadım. Arada bir böylesi kopukluklar oluyor. Oysa “süreklilik” önemlidir benim için. Neyse… Uzun bir konu bu. Hayat koşturması denen (ve nedense benim daha çok kovalandığım) o karmaşa içinde kimi zaman nereye yetişeceğini şaşırıyor insan. Kimi zaman zorunluluklar çoğu zaman sevmesek de yapmak zorunda olduğumuz işler… Bazen farklı oluyor ama… Benim için de bu süreç öyle geçti. Seyahatler, yapmaktan her zaman mutluluk duyduğumu söyleyemeyeceğim televizyon dünyası işleri, yapmaktan her zaman mutluluk duyduğum edebiyat buluşmaları, seminerler, ayrıca sağlık…

giovanni2Bscognamillo5

20 Eki: Fantastik Edebiyatçılar bir dernek çatısı altında…

Fantastik, bilimkurgu ve korku türünde eser veren sanatçıları, yazarları, sinemacıları, çevirmenleri ve bu sanatların gelişimine katkı sağlayan yapımcı, editör, yayıncı gibi insanları bir araya toplayan bir dernek kurma girişimi haberini Barış Müstecaplıoğlu ve Doğu Yücel’den aldım. Altay Öktem, Ege Görgün, Taylan Biraderler gibi isimler de işin içindeymiş. Ayrıca bilgisayar oyunu yapımcılarından çizgi romancılara geniş bir destek ekibi var. Doğrudan bu türlerde ürün vermeyen ama ilgi duyan isimlerin de yoğun katılımını bekliyorlar. Ekipte biri daha var ki, onun bu türlere ilgi…

vusat-o_bener

20 Eki: Vüs’at O.Bener Sempozyumu

Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yrd.Doç.Dr. Ayşe Melda Üner ve Melike Saba Akım’ın girişimiyle, 28 Kasım’da çok değerli bir sempozyuma imza atacak: “Vüs’at O. Bener Sempozyumu”. (Yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yönelik sempozyum için bir de 14 Ekim’de sonlanacak bildiri çağrısı var; bu konunun detaylarını http://vusatobenersempozyumu.blogspot.com/ adresinden takip edebilirsiniz.) Bildiri çağrısında “Çağdaş Türk Edebiyatı’nın en özgün yazarlarından Vüs’at O. Bener adına düzenlenecek olan bu sempozyum, bugüne dek yeterli akademik ilgiyi görmeyen yazara tüm yönleriyle odaklanmayı hedeflemektedir,” deniyor. Böylesi…

20 Eki: Ubor Metenga Oturumları Başlıyor!

Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy ile birlikte önceleri radyo ortamında, ardından Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde ve kitap fuarlarında, son olarak da Can Yayınları ve İKSV ortaklığıyla Salon’da yaptığımız “Ubor-Metenga Etkinlikleri” başlıyor. Etkinlikler bu kış da devam edecek ve yine bir öykünün çözümlemesinden yola çıkarak yazarının dünyasını mercek altına yatıracağız. Önümüzdeki iki oturumu, Türk Edebiyatı’nın genç yaşta kaybettiği iki yazara ayırdık. Kasım ayında Ali Teoman’ın, Aralık ayında Yücel Balku’nun yazarlığı üstüne konuşacağız.

fft5_mf134315

20 Eki: Hepimizin “birazcık” gün ışığına ihtiyacı var!

Bilinç dışındaki “Harikalar Diyarı”na yaptığı yolculukla sadece çocuk yazınının değil, tümüyle edebiyatın belirleyici karakterlerinden olan Alice, anlatısının daha ilk bölümünde, pembe gözlü bir tavşanın “Eyvah, eyvah! Çok gecikiyorum,” diye mırıldanarak yanından koşup gitmesine tanık olur. Şaşırmaz bu duruma. Meraklanıp tavşan deliğinden atlamasına neden olan koşunun nedeni başkadır; tavşanın yelek giyiyor olması ve yelek cebinden çıkardığı saate bakmasıdır Alice’i şaşırtan. Benzer şekilde Haliç kıyısında yaşayan beş yaşındaki Rojin de, Yeşil Saç’ın marifetlerine, cırcırböceği Lacigale’nin varlığına, takım elbiseli yılan Serpen’in yaptıklarına, Kraliçe’nin…