Öyle böyle değil. Gerçekten zorlu zamanlardan geçiyoruz. Günden geriye, devam etme gücü verecek bir şeyler kalmasını beklemek de zor artık. Akıl almayacak bir cinayete kurban gitti Nuh Köklü. İsteyen sosyolojik çözümlemesini yapsın, isteyen bu pisi pisine cinayetten siyasi rant elde etmeye çalışsın, benim tek bildiğim Nuh’un artık bu dünyada olmadığı. Ensesine indirdiği kulaklıkları, alaycı gülümsemesi ve her daim dağınık halleriyle Nuh Köklü yok. Yolun solundan koşmayı seven o adam yok artık. Bir dönem NTV’de kesişmişti yollarımız. Arada masa başında, arada…
Genel
“Doğru düzgün mekan yok ki.”. Kültür sanat etkinlikleri konuşulurken değişmez cümlelerden biri bu. Peki ‘doğru düzgün’ mekandan ne anlıyoruz? Göz boyayan bir mimari mi, AVM içlerine kondurulan salonlar mı, birörnek yapılar mı? Konuya biraz daha hakim olanlar hemen ‘akustik’ gibi, ‘ışık düzeni’ gibi noktaları işaret eder. Şu kadarını çoğumuz biliyoruz bu konuda. Ortamdaki sesin en az yankı, en iyi netlikle dinleyiciye ulaşması büyük önem taşıyor ve alandaki akustiğin iyi olduğunun göstergesi. Akustiğin kötü olduğu bir mekanda yorgunluk artıyor, hararetli konuşmalar…
Dayım öldü. Bir süredir kız kardeşiyle aynı hastalıkla boğuşuyordu: Alzheimer. Hastalık haberini ilk aldıklarında birbirleri için üzüldüler. İkisi de kendi durumlarından habersizdi. Bir şey demedik. Dayımın hastalığı daha hızlı ilerledi. Sonunda yenildi. 1954 yılında, Bursa’da Dağcılık Kulübünde düzenlenen bir dans yarışmasına katılmışlardı. Ağabey, kardeş. Rock’n’roll dansı yapmaya karar vermişler. “Bütün figürleri ben öğretirim,” demiş dayım. Annem de kendisine tafta bir etek dikmiş. Dedemlerin iki katlı ahşap evinin taş avlusunda hazırlanmışlar. Bacak altından geçirme, omza kaldırma ve elbette ritmi bir an…
Berlin. “Kimse Geceyi İstemez/Nobody Wants the Night” ve “Çöl Kraliçesi/The Queen of Desert” filmlerini izleyemedim. Açılış filmi olması nedeniyle ilkiyle ilgili çok sayıda haber okuduk. Isabel Coixet’nin filmi, Juliette Binoche’un oyunculuğuyla alkış toplamayı amaçlıyor. Basın toplantısına kıyısından yetişebildiğim “Çöl Kraliçesi/The Queen of Desert” ise Werner Herzog imzasını taşıyor. Nicole Kidman ve James Franco’yu Berlin’e getiren film, kırmızı halısının görkemiyle yetinecek gibi görünüyor. Bu filmlerle ilgili merkeze alınacak bilgiye, Esin Küçüktepepınar’ın Radikal’deki yazısından ulaştım. (Burada öyle bir tempoyla koşturuluyor ki, Esin’i…
65. Berlin Film Festivali… Berlinale… Hava buz gibi. Gündüz – 4 derece. “Berlin halkı soğuğa rağmen festivaline sahip çıkıyor,” klişesini duyarsanız, gülüp geçin. Çünkü sadece Berlin’de değil, dünyanın çoğu yerindeki sanat festivallerinde halkın ilgisi, hava sıcaklığına göre değişmiyor. Cannes Film Festivali’nde fırtınalı ve yağmurlu bir günde açılış yapıldığında görmüştüm bunun ne demek olduğunu. Evet, hava soğuk. Ve evet, festival güzel. Festival ziyaretçileri ilk günün yaka kartı almak ve alanı tanımakla geçtiğini bilir. O yüzden kulaktan dolma bilgilerle “izlenim yazısı” paralayacak…
Bugün Radikal‘de yayımlanan yazım “Anadolu Filarmoni Orkestrası Kılıçdaroğlu İçin Çalabilir mi?” başlığını taşıyor. Önce yazının linkini vereyim: http://www.radikal.com.tr/yazarlar/yekta_kopan/anadolu_filarmoni_orkestrasi_kilicdaroglu_icin_calabilir_mi-1285761 Birkaç not eklemem gerekiyor. Bilmemiz gereken bir nokta 657’ye tabii bir sanatçının para karşılığı ekstraya gitmesinin suç olduğu. Zaten yazıda vurguladığım, muhbir vatandaşın şikayeti sonucu, Yılmaz Büyükerşen ile fotoğraf çektirenler de bu nedenle soruşturmaya uğramış durumda. Hal böyle olunca AFO’nun AKP kongresi ekstrası da, prensip ve yasa gereği sorunlu hale geliyor. Bu notla birlikte aklıma takılan başka bir konuyu da eklemek isterim. Daha…
Değerli yazarlar, edebiyatçılar, edebiyat dostları ve adalı arkadaşlarımız, bildiğiniz üzere, 14 Şubat Dünya Öykü Günü her yıl Ankara’da ve çeşitli kentlerde düzenlenen etkinliklerle kutlanıyor. Heybeliada Halk Kütüphanesini Koruma Girişimi, bu yıl 14 Şubat Dünya Öykü Günü İstanbul kutlamasına Heybeliada Ruhban Okulu’nun tarihi atmosferinde bir “öykü şenliği”yle ev sahipliği yapıyor. Koruma Girişimi, Heybeliada Eski Türk İlkokulu’na ve Halk Kütüphanesi’ne ev sahipliği yapmış olan eski Triandafilidis Köşkü’nü bir halk kütüphanesi olarak çağdaş bir işleve kavuşturmak ve adanın kültürel yaşamına katkıda bulunmak isteyenlerden…
Sağ omzumdaki kas yırtığı 2011 yılında hayatıma girdi. Nasıl oldu, neden oldu kısmını atlıyorum. Oldu işte. Fizik tedavi. Sancılı bir süreç. Ama her adımda iyileşmeyi hissetmek rahatlatıyor. Elektrik, iğne, bandaj, askı ve her gün yapılması gereken bir dizi hareket. Sonuçta geçti gitti. Sanıyordum. Hep denirdi de pek inanmazdım: Geri geldi. Yaklaşık on gündür, aynı noktadan aynı belirtilerle kendini hissettiren eski dostum çıkageldi. Dün gece uzun uzun konuştum kendisiyle, sabaha kadar. Bir süre gitmeyi düşünmediğini, bedenimle dört yıl öncesine dayanan dostluklarında…
Güney Amerika ülkelerindeki yönetimler bile son günlerin “örnek verilecekler” listesine girdi. Tuhaf… Bu coğrafyada pek örneklenecek yönetim biçimleri arasında yer almaz Güney Amerika’nın siyasi ruhu oysa. Tam da Yunansitan’da solun yeniden yükselişi sırasında, bu örneklerin verilmesi, konuya içeriden bakmanın gerekliliğini doğurdu bir anlamda. Çok sevdiğim Uruguaylı yazar Eduardo Galeano‘nun “Latin Amerika’nın Kesik Damarları” kitabı, böyle bir okuma yapmak için önemli bir kaynak. Kitabın orijinalinin 1971 tarihli olması, günümüzü ıskaladığı anlamına gelmesin. Çünkü Galeano, çoğu çalışmasında olduğu gibi konuya yukarıdan değil,…
Aşağıdakilerden hangisi doğrudur? Ya da doğru değildir?a) Başarı, oraya doğru yürümektir.b) Başarı, oranın neresi olduğunu hiç düşünmemektir.c) Başarı, kibirdir, yakıcıdır.d) Başarı, kibrittir, yanıcıdır.e) Başarı, ip cambazlığıdır.
