Genel

BibX3FfIEAAv5_b

11 Mar: Berkin!

Bütün sınır kapılarında çocuk ayakkabıları duruyor.  Bu ülke çocuklarını öldürmeye doymuyor.

21120141516484913917_2

10 Mar: Narmanlı Han’da saat kaç?

Uzun bir süre oldu. Çoğu kişisel nedenlerle Fil Uçuşu’na yazamıyorum. Kimi zaman bir kitapla ilgili not düşmek, kimi zaman izlediğim bir filmi yazdıklarım aracılığıyla hafızama kaydetmek istiyorum; olmuyor. Emma Peel ile buluşmayı da özledim. Neyse; dilerim en kısa zamanda Fil Uçuşu yazıları eski rutinine kavuşur. Sabah “Emek Bizim İstanbul Bizim İnsiyatifi / Cihangir Park Forumu” imzasıyla posta kutusuna düşen bir davet, Fil Uçuşu’nda olmalı diye düşündüm. Daha önce sıklıkla dile getirdiğim bir mekan için bir çağrı bu: Narmanlı Han. Ahmet…

Bg_Y89LCcAAo_Y4

22 Şub: En neşeli öğretmenimiz Nabokov

“Edebiyat Dersleri”, Nabokov’un Wellesley ve Cornell üniversitelerinde verdiği derslerin notlarından oluşuyor Vladimir Nabokov: Bir kez çekim alanına giren okurun, bir daha uzaklaşamayacağına inandığım bir yazar. Hani deyim yerindeyse, kelebek gibi avlıyor sizi. İlk birkaç satırını okuduğunuzda, ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, elindeki fileye düşüveriyorsunuz. Artık Nabokov’un geniş koleksiyonunda geçecek ‘kelebek okur’ ömrünüz.   Yıllar içinde farklı yayınevlerinden kimi iyi, kimi kötü çıkan çevirileri derleyip toparladığı, özenli yayın hazırlığı, baskılar ve önsözlerle bizlere ulaştırdığı için İletişim Yayınları’na teşekkür ederek başlayalım. “Rus…

12 Oca: Altın Küreleri kimler kazanır?

Altın Küre Ödülleri sahiplerini bulacak. Aslında bir süre önce başladı ama bu ödüllerle birlikte “ödül mevsimi konuşmaları” da başlamış olacak. Oscar’ların verileceği geceye herkes donanımlı bir şekilde ulaşacak. Sektörün acar oyuncuları, bu süre içinde hangi filmleri konuşmamız gerektiğine çoktan karar vermiş olacak. İnsanlar “Ben şu filmciyim, ben bu filmciyim,” diye ikiye ayrılacak. Yarış heyecanı herkesin damarlarına zerk edilecek. Adı anılan filmlerin dışında bir yıllık üretimden geriye bir şey kalmamış gibi davranılacak. Falan filan… Paragrafı uzatmak olası. Ama gereksiz. Sektör dediğinizde…

fft64_mf1394582

07 Oca: O esnada başka bir yerde…

Metin Göktepe, öldürüldüğünde 27 yaşındaydı.  8 Ocak’ta haber peşindeyken gözaltına alındı ve işkencede dövülerek öldürüldü. 27 yaşındaydı.  Hala 27 yaşında. Metin Göktepe (10 Nisan 1968 – 9 Ocak 1996)

07 Oca: 2013’te Türkiye’de kişi başına düşen kitap sayısı kaç oldu?

Söyleşilerimde, kimi zaman okurlarla konuştuğum bir konu, sorduğum bir sorudur: “Sizce Türkiye’de yılda, kişi başına düşen kitap sayısı kaçtır?” Sayının okumayı seven ülkelerdeki oranlarından sonra Türkiye’deki “tersine oran” söylendiğinde herkes güler. Ama duruma şaşırmaz da. Çünkü aslında herkes okuma-yazma ile olan ilişkimizin pratikteki karşılığını bilir. Son birkaç yılda bu “ters oran”da ciddi bir değişim var. Kişi başına düşen kitap sayısında pozitif bir artış var. Bu yıl da geçen yola oranla %12’lik bir artış gerçekleşmiş. Açıkçası, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda…

5e17bb014e4731d0ee80e66e41d09c9e

05 Oca: Rutu Modan’dan The Property: Sırlar ve Yalanlar

Rutu Modan, 1966 doğumlu İsrailli bir çizer. 2013 tarihli çalışması The Property, geçen yılın en beğenilen işlerinden biri oldu. Daha çok kısa hikayeleri ve bant çalışmalarıyla tanınan Modan bu kitapta, uzun soluklu bir anlatıya atılmış ve inanılmaz etkileyici bir sonuç elde etmiş. Aslında uzun süre önce Michel Kichka‘nın yayımlandığı bütün ülkelerde çok konuşulmuş otobiyografik çizgi-romanı İkinci Kuşak/Babama Söyleyemediklerim hakkında bir yazı yazmak istemiştim. Demek ki başka bir okuma sürecinin bunu tetiklemesi gerekiyormuş. İkinci Dünya Savaşı sonrası ailenin hayatta kalan tek…

Screen-shot-2011-06-17-at-14.07.161-e1308318971360

05 Oca: Castro: Bir devrimcinin öyküsü!

Alman gazeteci Karl Mertens, bir röportaj yapabilme umuduyla, her tür riski göze alıp Sierra Madre dağlarına gider ve kamp yerinde bin aramadan geçip zorlukla ulaşır hamağında dinlenen Castro’ya… Bütün bu gizemin, aramaların, suikast korkusunun, ulaşılmazlık çemberinin farkındalığıyla sorar Castro: “Bunun nasıl bir devrim olduğunu öğrenmek istiyorsun değil mi?” Hep böyledir zaten. Karşısındakinin sormasını beklemeden cevap verir Castro. Sözlerini “Yılın sonunda ya kahraman olacağız ya şehit!” diye bitirir. İçi kahve dolu termosunu kürsüye koyup, partagas’ını yakıp dört buçuk saat boyunca Amerika…

unnamed

03 Oca: Balkan Sineması: Alevler İçinde Sinema

Agora Kitaplığı, uzun süredir bir “sinema kütüphanesi” oluşturma yolunda önemli kitaplar yayımlıyor. Yetkin çevirilerle, kaçırılmayacak, kaynak kitaplar bunlar. Yayınevi bir süredir de “Ülkeler Sineması” adında özel bir seriyle, bu kütüphaneyi çoğaltıyor. Serideki Kürt Sineması, İran Sineması ve Filistin Sineması’ndan sonra şimdi de Balkan Sineması geldi. Dina Iordanova‘nın “Balkan Sineması – Alevler İçinde Sinema” isimli çalışmasının Burcu Erdoğan tarafından yapılmış çevirisi, Türkiye’de de çok konuşulan bir sinema ile ilgili önemli bilgiler, ipuçları veriyor. Gerçekten çok derinlikli bir çalışma.  Agora Kitaplığı’na bir…

Unknown-1-1

03 Oca: Schnitzler: Çağının ötesinde bir yazar

Adını sıklıkla duyduğum Arthur Schnitzler’i ilk kez Ölmek (Sterben) ile okumuş oldum. Yüz sayfayı bulmayan oylumuyla, rahatlıkla okunan bir novella. Ilık bir Mayıs gününde, huzurlu bir parkta, kitabını okuyarak Felix’i bekleyen Marie’nin görüntüsüyle açılan kitap, sonrasında bitmek bilmeyen bir huzursuzluğun resmini çiziyor. Tedirgin ve örtük konuşmalar kısa sürede, Marie’yi (ve biz okurları) acı gerçekle yüzleştiriyor. Felix’in ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğreniyoruz. Böylece Marie’nin (ve yine biz okurların) sayfalar boyunca taşımak zorunda kalacağı bir yükü omuzlamış oluyoruz. Üstelik yük giderek daha…