Genel

25 Kas: Melahet Adilova; Azerbaycan’dan bir okur

“Aile Çay Bahçesi” ile ilgili yazı ve söyleşileri, Fil Uçuşu’nda paylaşıyorum arada. Hem derli toplu dursunlar hem de kişisel bir arşiv oluşsun diye. Bu kez Azerice bir metin geliyor. Yazan Melahet Adilova. Kitabı bitirdikten sonra, notlarını Facebook sayfasında paylaşmış. Beni de bir mail aracılığıyla bu yazıdan haberdar etti. Şöyle diyor Adilova: “Size Aile Çay Bahçesi için teşekkür etmek istedim. Yaşayan yazarlara teşekkür etmek gibi bi lüksü var okurların. Notum Azerice belki anlamakta zorluk çekersiniz ama ne kadar beğendiğimi, değil Azerice,…

22 Kas: Hikmet Hükümenoğlu’nun ‘Okuma Notları’

Hikmet Hükümenoğlu ile “47 Numaralı Kamara”kitabı ile tanımıştım. Ama bir blogger olduğunu çok yakın zamanda öğrendim. Hükümenoğlu, blogundaki ‘Okuma Notları’nda “Aile Çay Bahçesi”nden söz etti. Notlarından birini paylaşayım. Diyor ki Hikmet Hükümenoğlu: “Aile Çay Bahçesi’nin boğucu atmosferi, rahatsız edici konusu ve kendini sevdirmeyen kahramanlarıyla çok satanlar raflarında yer alması, hem Yekta Kopan’ın başarısı, hem de edebiyat piyasamız için bir umut ışığı. Kitap kulüplerinde okunup üzerinde konuşulacak ideal romanlardan biri olduğunu da not edeyim.” Notların gerisini ve yazının tamamını okumak isteyenleri…

22 Kas: Yusuf Çopur’un sorularıyla “Aile Çay Bahçesi”

Yusuf Çopur, değerli bir eğitimci ve yazar. Taraf Kitap için “Aile Çay Bahçesi” ile ilgili bir söyleşi yapmak istediğini söylediğinde çok sevindim. Bir süredir Belçika’da yaşıyor Yusuf Çopur. Dolayısıyla bu söyleşiyi internet üstünden yaptık. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle… Öykü geleneğinden gelen biri olarak ikinci romanınızla çıktınız okur karşısına. Öyküden romana nasıl bir yolculuğun ürünü Aile Çay Bahçesi? Kurmaca metinlere bir bütün olarak bakmayı seviyorum. Okurken de yazarken de ve yazmak üstüne düşünürken de kendimi türlerin arasına sıkıştırmayı, metinle ilişkiyi…

21 Kas: Cumhuriyet Kitap Eki’nde “Aile Çay Bahçesi”

21 Kasım 2013 tarihli Cumhuriyet Gazetesi Kitap Eki için Gamze Akdemir’in yaptığı söyleşi… Müzeyyen ne zaman yeni bir hedef belirlese hayatında, karışıyor zaman. O hedefe ulaşıncaya kadar karmakarışıyor dünyası. Hayat kovalıyor özellikle baba-kızın ense takibinden, kaçar gibi yaşıyorlar onlar da… Saatteki o “saniye kolu” ise durmadan koşuyor, o koştukça Müzeyyen nefes nefese! Ve evvel zaman içinde Çınaraltı Aile Çay Bahçe’nde evlenmiş, saatçi Nejat Bey ile elleri çamaşır suyu kokulu evhanımı Meral Hanım’ın o cici kızı, uslu kızı, aferinlik Müzeyyen asıyor…

cats

21 Kas: Nazım, vatan hainliğine devam ediyor. Hala!

Tuhaf bir Pazar günü yaşanıyor Frankfurt’ta. Geçmiş zamanla, şimdiki zaman karışmış durumda. Soğuk bir akşamüstü, ünlü Alte Oper’in önünde toplanan kalabalık, Türkiye’deki tutuklu gazeteciler için bir gösteri yapıyorlar. Mustafa Balbay’ın hücresinin bir benzeri konulmuş meydanın orta yerine. İsteyen içine girip, Balbay’ın kaç metrekarelik bir dünyada, gökyüzünü hayal ettiğini anlamaya çalışıyor. Bir ara hızlı adımlarla, paltosunun yakasını kaldırmış bir adam geçiyor kalabalığın içinden. Durup bakıyor Balbay’ın hücresine, sonra Alte Oper’in içine doğru yürüyor. Akşam vereceği konserin provasına yetişmek için acele ediyor….

images

18 Kas: Selim İleri’nin kaleminden “Aile Çay Bahçesi”

Selim İleri, Radikal Kitap’taki köşesinde “Aile Çay Bahçesi” ile ilgili okuma notlarını paylaştı. Ben de o notları Fil Uçuşu’nda paylaşıyorum. İşte Selim İleri’nin kaleminden “Aile Çay Bahçesi”. Gün günden dostluğum pekişiyor kitaplarla, eski kitaplar, yeni kitaplar, günlerim onlarla geçiyor. Gözlerim eskiye oranla daha çok yoruluyor ama, okumak ruh sağlığımı koruyor. Hatta yalnızca okumak şifalı geliyor… Yekta Kopan’ın Aile Çay Bahçesi’ni (Can Yayınları) bir solukta okudum. Yekta Kopan baştan beri edebiyatın içinde kalmayı yeğledi; 2001’de Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri’ni okumuştum, yeniliğe…

20080331130159_unknown

17 Kas: Stephen King’i Sinemaya Uyarlamak

Kim’e teşekkürlerimle… Kimberly Peirce adını ilk olarak o can acıtan film “Boys Don’t Cry” ile duymuştum. Hillary Swank’ın çoğu sahnedeki yüz ifadesi hala gözümün önünden gitmez. Yıllar sonra Peirce adını bu kez Carrie’nin yeniden çevirimi gündeme geldiğinde duyduk. Hem Stephen King imzalı romanı hem de Brian De Palma imzalı ilk filmi seven biri olarak, nasıl bir sonuç ortaya çıkacağını merakla beklemeye başladım. Yeniden çevirmeler konusunda çoğu zaman mesafeli davranıyorum. Sanat üretiminin sürekliliği, farklı bakış açılarıyla çoğaltılması konularına önem veren bir…

Sylvia_Plath_Drawings_Faber

12 Kas: Sylvia Plath’in Desenleri

Sylvia Plath imzalı bir kitap: “Drawings”. Shakespeare & Co. kitabevinin, küçük bölmelerinden birinde, rafların arasında çıktı karşıma. Tam da harika Rutu Modan’ın bir kitabını koltuğumun altına sıkıştırmış, cebimdeki parayı hesaplamakta olduğum bir anda. Ama söz konusu Plath olunca, durmak mümkün değildir. Yirmili yaşlarımda başlayan okur hayranlığım, her okumada bir adım ileri gitmiştir. Plath’in desenlerini içeren bir cilt elimizdeki. Kızı Frieda Hughes’un önsözüyle giriyoruz kitabın dünyasına. Bir anne olarak değil, bir sanatçı olarak Sylvia Plath’i anlattığı satırların arasında gezinirken, De Chirico,…

selyayin_jpg

11 Kas: Dünya Adil Değil

Fidel Castro, Oscar Niemeyer için “Dünyada kalan iki komünistten biri,” demiş. Baskı, sürgün ve daha fazlasıyla dolu bir ömre neden olacak “omurgalı” bir yaşam, söz konusu olan. Bir yanıyla da başarı, hayranlık ve alkışlarla geçen bir ömür. Niemeyer, dünyanın en önemli mimarlarından biri. 1907’de doğmuş ve 2012’de ölmüş. Aradaki sürgün yıllarına rağmen, doğduğu yerde, Rio de Jenerio’da veda etmiş dünyaya. Yetmiş sekiz yıllık kariyerinde altı yüzü aşkın projeye imza atmış. Özellikle betonun estetik kullanımı konusunda, önder, belirleyici bir isim olmuş….

oyuncu-için-pratik-el-kitabı

09 Kas: Hem oyuncuya hem seyirciye

“Oyuncu İçin Pratik Elkitabı”, dizi, film ve sahnede iyi oyunculuk için ne yapılması gerektiğine ve hatta ne yapılmaması gerektiğine dair ipuçları barındırıyor.Kısa film jürilerinde sıklıkla konuşulan konulardan biri de, oyunculuğun filme olumlu / olumsuz etkisidir. Oyunculukların ödül için değerlendirmeye alınmadığı ama sonuca etki ettiği kısa film yarışmalarındaki oyunculukları oldukça genel ve kaba bir şekilde şöyle sınıflayabiliriz:1. Amatör oyuncular: Çoğu zaman arkadaşlar ya da anne-baba yakınlığındaki çevreden seçilmiş ve “Ben yapamam,” demesine aldırmadan ikna edilmiş kişilerden oluşur. Eğer yönetmen bu isimleri…