Genel

diana-rigg-007

20 Eki: Emma Peel: “Kuzey Rüzgârları”

Karşıdaki Adam: Saatlerdir seni bekliyorum. Merak ettim. Emma Peel: Bana ne olduğunu mu merak ettin, senden uzaktayken neler yaptığımı mı? Karşıdaki Adam: Kelime oyunu yapma, merak ettim işte. Neredeydin? Emma Peel: Kuzey rüzgârlarıyla konuşuyordum. Karşıdaki Adam: O senin gevezelik ettiğin rüzgârlar kaç kişinin ölümüne neden oldu biliyor musun? Emma Peel: Sen hiç konuştun mu onlarla? Karşıdaki Adam: Rüzgârlar konuşmaz! Emma Peel: Konuşmaz ama insan öldürebilirler değil mi? Güvenli dünyanda en ufak bir çatlak olursa diye nasıl da korkuyorsun? O korkular…

phpThumb_generated_thumbnail

18 Eki: Edgar Allan Poe’yu tanıyor musunuz?

Edgar Allan Poe üzerine çok sayıda inceleme yazılmış, bir miktarı da Türkçeye çevrilmiştir. Kimileri yazarın zorlu ve ender bulunur dönemeçlere sahip hayatına odaklanırken, kimileri de edebi değerini mercek altına alır. Gerçekten de Poe’nun kırk yıllık kısa yaşamı, inanılmaz olaylar ve bu olayların gölgesinde geçen günlerden beklenmeyecek üretkenliktedir. Ufak tefek bedeninin kadlıramayacağı kadar acıyı, alkolü, uyuşturucuyu, kumar borcunu, aşağılanmayı, ezilmeyi ve yok sayılmayı sığdırdığı ömrü, öykü ve şiirin benzersiz ürünleriyle doludur. Bir yandan da, hayatındaki gizem eserlerinin doğal kaynağı olmuştur; yaşamının…

16 Eki: Korsan kitap alıyor musunuz?

Türkiye Okuma Kültürü Haritası incelendiğinde dikkat çekici verilere ulaşmak olası. Üniversite yıllarında istatistik dersini okurken, kimi düşünsel alanlar için bu sistemlerin çözüm olamadığını görmüş biriyim ama yine de verileri ciddiye almak gerekiyor. “Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü” tarafından yaptırılan incelemede önemli noktalardan biri internet elbette. Kullanıcıların büyük kısmı internet ile ilişkilerini işyerlerinde sınırlı tutuyor olabilirler. Evlerinde internet bağlantısı olan ve olmayan okurların oranı birbirine çok yakın. %48,97 okurun internet bağlantısı yokken, %51,03 okurun bağlantısı var. Dolayısıyla bu parametre üstünden doğrudan…

23388

15 Eki: Yazamamak

* Günlüğünü kendiliğinden üçüncü şahıs olarak tutan Bay Rüya, bu yolla kendi davranışlarını daha iyi yargılayabileceğinin ve bunun ötesinde şurada burada kendisini birinci şahısken olduğundan biraz farklı göstererek ifadelerini baharatlandırdığının farkına varır. Sadece bu baharatın sunulan yemeğin tadını mı kaçıracağını, yoksa tadı tuzu mu olacağını bilmek gerekir. Yıllar önce İletişim Yayınları’nın arkası gelmeyen minik kitaplarından birinde, Robert Pinget imzalı “Yazamamak”ta okuduğum bu satırlar sıklıkla aklıma gelir. Yazmak-yazamamak ekseninde fragmanlardan, notlardan, iç döküşlerden ve hatta korkusuzca sabuklamalardan mürekkep kitabın bu satırları,…

15 Eki: “Have a Cigar”ı kim söylüyor?

Hikayeyi bilen bilmiyor. Yine de hatırlatması güzel bir olay. Pink Floyd, 1975 yılında Abbey Road‘da 3 numaralı stüdyoda “Wish You Were Here” albümünü kaydında. Hemen yanda, 2 numaralı stüdyoda da Roy Harper “HQ” isimli albümünü kaydediyor. David Gilmour ve Roger Waters’ın bir şarkının vokali konusundaki uyumsuzluğu, bu “komşu”nun varlığı ile büyümeden halloluyor. Gilmour’a fazla tiz gelen, Waters’ın söyleyişinde istenen sonucu vermeyen bir şarkının yarattığı sorun, yan stüdyodaki harika müzisyenin katılımıyla çözülüyor. Böylece Pink Floyd, “Have a Cigar” şarkısının ana vokalini…

kargazarif

13 Eki: “Bendeniz Karga Zarif!”

Murat Yalçın, çoğaltmalara değil azaltmalara değer veren bir yazar. Kalabalığın gürültüsünü fona çekip, bireyin sesini metninin merkezine oturtuyor. Bunu yaparken, klişe tabiriyle mercek altına yatırmıyor o sesi; ya da bir mikroskop incelemesi için lam ile lamelin arasına sıkıştırmıyor. Olabildiğince serbest bırakıyor. Anlatısını sesi özgürleştirerek salıyor gökyüzüne. Dilin içinde ilerletiyor düşüncesini; dilsel özeninin çizdiği rotayla buluyor zihin labirentinden çıkış yolunu. Hoş, o labirentten çıkmak –ve kendisiyle birlikte okurun çıkmasını sağlamak- gibi bir derdi de yok. Yeni öykü kitabı Karga Zarif de…

10 Eki: Gitaristlerin Wimbledon Kortu

Al Di Meola, özellikle benim de içinde bulunduğum kuşağı derinden etkilemiş gitaristlerden biri. Kendisiyle tanışma mutluluğu yaşadığım, üretken ve zihin açıcı bir müzisyen. Sadece dinleyicileri değil, özellikli tekniğiyle kendisinden sonraki gitaristlere de yol haritası çizmiş bir üstad. Ama kendisi bu etkisinin sonuçlarıyla pek ilgilenmiyor anlaşılan. Total Guitar dergisine verdiği bir söyleşide “Race With Devil On Spanish Highway”in Steve Vai ve Zakk Wylde gibi gitaristlere ilham veren bir beste olduğu bilgisinden hareketle, bu gitaristler hakkında ne düşünüyorsunuz diye sorulduğunda verdiği cevap…

05 Eki: Uzun zamandır okunmayı bekleyen kitaplar listesi

Kimi alındı kütüphanenin bir köşesinde sırasını bekliyor. Kimi henüz alınamadı; alınacaklar listesinde bir madde olarak duruyor. Kimilerinin arka kapağı okundu, birkaç sayfası karıştırıldı. Kimilerinin hakkında çıkan yazılara bakıldı ama etkilenmemek için tam olarak okunmadı. Bazen böyle oluyor işte; uzun zamandır okunmayı bekleyen kitaplar listesi oluşuveriyor. Üstelik giderek büyüyor o liste; örneğin tam bunları yazdığım sırada Yaşar Kemal‘in “Çıplak Deniz Çıplak Ada”sı göz kırpmaya başladı bile. Listenin bir kısmını Fil Uçuşu okurlarıyla paylaşmaya karar verdim. Listedeki bütün kitapları alacak mıyım, okuyabilecek…

250_761641_siirtin-sirri

05 Eki: Siirt’in Sırrı: Evin’in hikayesine ortak olma zamanı

“Onu topluma hayırlı bir emo yaptım hocam,” diyor Evin, arkadaşlarıyla güreş minderine uzanmış, antrenörüne emo’nun ne menem bir şey olduğunu anlatırken. Gülüşüyor genç sporcular. Bu coğrafyada binlerce sıkıntının, mücadelenin içinde genç olmanın, ergen olmanın, var olmaya çalışmanın omuzları çökerten baskısından uzakta, içtenlikle gülüşüyorlar. İnan Temelkuran ve Kristen Stevens imzalı “Siirt’in Sırrı”nın bir başarısı da burada. Bir yaşama, onun doğal ve içten akışına odaklanırken, büyük sözler söyleme peşine düşmüyor. Ama günün sonunda kocaman bir duygu ve cümle gelip yerleşiyor izleyenin zihnine….