Genel

D79879C1-CB5B-4847-A520-72DD6C803F9C

21 Mar: Çocuklarınızla “gerçekten” film izliyor musunuz?

Burak Göral’ın beş yıllık hayali-emeği sonunda kitap oldu. “ÇOCUKLA SİNEMA – Çocuklarınız İçin Film Seçme Rehberi”, Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Burak, eski dost. Bu kitaba nasıl çalıştığını çok iyi biliyorum. Her daim destekçisi ve düşünce ortağı olan karısı Emel Göral ile bu düşünceyi bir kitap, bir dijital yapı olmanın ötesine taşıdılar geçen beş yıl içinde. Bence “Çocukla Sinema” ebeveynler için bir düşünce ve sanat üretimi platformu. Sanat üretimi derken ne demek istediğimi açıklayayım. Biraz da iğne-çuvaldız hesabı yaparak… Çevremde çocuğuna…

heydouglas1-1920x1280

21 Mar: Veyasin: “Yaptığım müziğin popüler olmasını, bir asır boyunca hafızalarda kalmasını istiyorum.”

Ocak ayında peş peşe çıkardığı ‘Deterjan’ ve ‘Ayva Çiçek Açmış’ sonrası Veyasin’le, namıdiğer Hey!Douglas, Noktalı Virgül’de buluştuk. Sohbetin tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. “Cem Karaca’nın, Moğolların yaptığı müziğin elektronik versiyonunun bayrağını taşıyan biri olmaya razıyım.” YK: Veyasin’le 2013 yılında Hey! Douglas projesiyle tanıştık. Hey! Douglas’ın ilk sahneye çıktığı anı hatırlıyor musun? EYV: İlk çaldığımda mekandaki çalışanlardan birinin yanıma gelip ‘bundan ben de alıp ben de yapacağım’ dediğini çok iyi hatırlıyorum. YK: Albümün habercisi olan iki şarkı geldi, ikisi de çok beğenildi….

İlhan Berk

10 Mar: “Bu d\u00fcnyada kendinize benzetece\u011finiz ba\u015fka yer yok mu?”

Derya Bengi‘nin her oturuşta iştahla okunan sözlük çalışmasının üçüncü cildinden geliyor bu yazı: “70’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük / GÖRECEK GÜNLER VAR DAHA” 50’li ve 60’lı yılların altından girip üstünden çıktığımız ilk iki ciltten sonra, artık içinden geçtiğimiz yıllara geldik. Belki de bu aşinalık yüzünden “Görecek Günler Var Daha” cildini her satırına ayrı emek vererek okuyorum. Adı geçen bir filmi bulup izliyor, bir şarkının on ayrı düzenlemesinin peşinden koşuyorum. Sözlüğün “Bodrum Bodrum” maddesinde de böyle oldu. Mazhar Alanson bestesinden…

maxresdefault

09 Mar: Damla Sönmez: “Her zaman talep gören iyi ve başarılı demek değildir.”

Damla Sönmez‘le “Sibel” filmi gösterime girdiğinde Noktalı Virgül için buluştuk. Sadece bu film nedeniyle değil, yakın gelecekte yapacakları nedeniyle de çok heyecanlıydı Damla. Yoğun temposuna rağmen yorgun değildi. Çalışmayı, üretmeyi o kadar seviyor ki Damla, yorulmuyor. Allianz Motto Müzik’teki sohbetin tamamını merak edenleri buraya alabiliriz. ‘’ Kültür, coğrafya, din, dil, ırk, cinsiyet fark etmeden ufak duygular var hepimizin konuşabilmesine sebep olan.’’ YK: Damla Sönmez’le birlikteyiz. Bu sene özellikle ‘Sibel’ için çok yoğun bir çalışma yaptın. Sana geliş hikayesini biraz anlatır…

EAC8B3FA-E40F-4EC3-952D-73D202920736

04 Mar: Elif Çağlar: “Azız, ama çok özüz!”

Elif Çağlar’a hayran olduğumu söylememe gerek yok; azıcık takip eden herkes biliyor zaten. Noktalı Virgül bölümlerinde onu ağırlamak, tevazuundan etkilenmemeye çalışarak dinlemek ve birlikte bir gülmek bana çok iyi geliyor. Sadece bana mı? Eminim bütün dinleyicilerine… Son albüm The Art of Time çıktıktan sonra da, oturduk sohbet ettik. Açıkçası bu sohbeti daha sonra dinlediğimde, Elif’in o kadar kısa sürede o kadar değerli bileğileri derli toplu anlatmasına bir kez daha şapka çıkarttım. Allianz Motto Müzik’teki söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz. “Dinleyiciyle çok…

CeylanErtem

03 Mar: Ceyl’an Ertem: “Kötüysen ve üzüyorsan dur, gelme!”

Ceyl’an’la geç dost olduk bence. Daha erken yaşlarımızda oturmalıydık muhabbete. O yaşların şaşkınlığıyla, heyecanıyla biriktirebileceklerimiz farklı olurdu. Ama bir yandan da bu “gecikmişlik” bize demini almış kahkahalar veriyor. Birlikte olabildiğimiz anlarda en çok gülüyoruz. Çok güzel gülüyor Ceyl’an. Yeni albüm gelir gelmez Allianz Motto Müzik için buluştuk. “Senin Senin Gibiler Sevsin” bir dilek mi/bir beddua mı merakımızı da giderdik, dostluklarda da dem vurduk. Üstelik buluşmamız 14 Şubat’ı işaret ettiği için aşk-meşk meselelerine bile girdik. Sohbetin tamamı için buraya buyrunuz diyerek…

Hedonutopia

22 Şub: Hedonutopia: “Temrin kültürü yok bizde”

Bir ödül töreninde tanıştım Fırat Külçek ve Kerem Feyzi ile. Yani Hedonutopia. Aslında hikâyesi uzun bir grup. Uzun ve dinlemeye değer bir hikâye. Tıpkı müzikleri gibi. Noktalı Virgül için buluştuğumuzda gerçekten suyun üstünde seken taş gibiydik. Sadece videoda izlenen kısmı değil, öncesi ve sonrası da bambaşka bir sohbet oldu. Fil Uçuşu‘na hepsini almıyorum bu sohbetlerin. Birkaç satır burada, tamamı da “burada”. YK: Hedonutopia ismini arzu ütopyasından alıyor. 2008’de İzmir’de kuruldu. Ve şimdi de Yakamoz Sandalı albümü geldi. Yola çıkarken bu…

Berlinale-1

18 Şub: Berlinale

Artık Fil Uçuşu’nun bir Berlin muhabiri var: Begüm Bakırcı Yıllardır pek çok projede birlikte çalıştığım Begüm, bir süre Berlin’de yaşayacak. Bir gün onunla yaptığımız işleri de yazarım belki. Çünkü bugüne kadar birlikte iş yaptığım en çalışkan ve en zeki insanlardan biridir Begüm. Zaten Berlin’e gidince de duramadı, ayağının tozuyla Fil Uçuşu için de çalışmaya başladı. Kısa süre sonra çok daha fazla haberle karşımızda olacak. Ama hız kesmeden konuya girdi ve Berlin Film Festivali’ne şöyle bir göz attı. Berlinale’nin bu yılki…

Aziz Nesin

17 Şub: Soyadınızın anlamını biliyor musunuz?

Aziz Nesin’in soyadı hikâyesi ve kendimizle yüzleşmek Akla hayale gelmeyecek bir olay yaşadığımızda “Yahu bu tam Aziz Nesin’lik olay,” deyiveririz. Bürokraside, devlet katında, ast üst ilişkisinde bir garabet olduğunda “Aziz Nesin az söylemiş, şu saçmalık onun bile aklına gelmezdi,” deriz. En acısı da fenanın fenası bir şey olduğunda “Aziz Nesin bunu yıllar önce söylemişti,” demektir. İnsanlık dersinden sınıfta kaldığımızın resmidir bu söz. Yıllar geçse de, dersimizi almadığımızın belgesidir. Aziz Nesin’in soyadını alış hikâyesini kendi kaleminden okurken düşündüm bunları. Yazısında önce…

IMG_4901

16 Şub: Cazzip: “Konfor alanından çıkmak lazım”

‘’Türkiye’deki cazcıları dünya platformuna çıkaralım istiyoruz. Bazen konfor alanında hissedip dışarıdan korkuyor olabiliriz ama bunu aşmamız lazım.’’ Cazzip Project hayatımıza bir girdi, pir girdi. Kimimiz grubu tanıdık, kimimiz onları tanımadan müziğine aşina olduk. Hem “yakalayan” hem de dinleyicisinden “emek isteyen” bir müzikleri var. Grupla yaptığım Noktalı Virgül çekimi öyle eğlenceli geçmişti ki… Aslı Özer (piyano), Erhan Ertetik (bas) ve Ertuğrul Biber (davul) yetenekli ve çalışkan insanlar. Yaptıkları müziğe de, sohbetlerine de bayılıyorum. Videonun tümünü izlemek isteyenler buradan ulaşabilir. Dileyen de…